18 Ekim 2012 Perşembe

Global piyasa bilgileri - Ekim 2012


Dünya Ticaret Hacmi

2012 yılı ilk sekiz ayında dünya ticaret hacmindeki artış % 2 olarak gerçekleşti ve bu rakamın yıl sonuna kadar % 2.5’a ulaşacağı tahmin ediliyor (2011 yılında bu rakam % 6.6 idi). Bu tür bir zayıf büyüme 2008 krizi sonrasında ve 2002 yılında görülmüş olup, 2012 yılında dünya ticaret filosundaki artış ise % 9’lar düzeyinde olacaktır.

Dünya Sanayi Üretimi

Benzer şekilde ilk sekiz ayda sanayi üretimindeki artış % 2 oldu. Gelişmiş ülkelerde üretim aynı düzeyleri korurken gelişmekte olan ülkelerde yükseldi. Üretimdeki gelişme en çok Asya ülkeleri ve Çin’de gerçekleşti.

Çin’in durumu

Çin dünyanın ikinci büyük gücü olarak küresel GSYİH'nin % 10-15’ini ve 2011 yılında küresel büyümenin dörtte birini temsil ediyor. Ancak zayıflayan global ekonomi ve sıkı iç politikalar Çin’in de GSYİH artışını düşürüyor (2010 yılı: % 10, 2011 yılı: % 9).

Burada Çin’in değişen yüzünden de bahsetmek gerekiyor. Öyleki bugüne kadar yatırım ve ihracat odaklı olan gelişme artık doyum noktasına ulaşıyor ve gelişmenin yavaşlamasında bir etmen. Bu doğrultuda ekonomide oluşacak yeni dengeler geleceği de şekillendirecek gibi gözüküyor.

Taşıma mesafeleri

Dünyada talep azalınca oluşan talepler de yakın mesafelere kayıyor ve taşıma mesafeleri kısalıyor. Özellikle ham petrol ve ürün tankerleri ile konteyner gemileri daha kısa mesafelerde taşıma gerçekleştiriyorlar. Gaz ve kuru yük taşımacılığında mesafelerin daha sabit kaldığı söylenebilir.

Navlun

2012 yılının ilk sekiz ayında denizcilikte kriz daha büyüdü ve navlunlar hala düşük seyrediyor. Öyle ki bazı segmentlerde kazançlar işletme maliyetlerini dahi yakalayamıyor. Bunun en önemli sebebi ise dünya ticaret hacmindeki gelişmeden fazla olan kapasite artışı.

Bunker maliyetleri

Bunker maliyetleri 2012 yılı ilk sekiz ayında 2011 yılındaki rekor ortalamaların % 6 üzerine çıktı (380 cst, Rotterdam). Tabi ki bunker maliyetleri alınan riskler ve iş stratejileri gereği her armatöre aynı şekilde yansımıyor.

Aktifler

İkinci el gemi fiyatları hala en düşük rekor 2002 düzeyinin % 10 üzerinde olsa da 2012 yılı ilk sekiz ayındaki düşüş % 37 olarak gerçekleşti. Bunun sebepleri arz talep dengesindeki bozulma ve uzun vadeli taşımaların daha genç gemiler üzerinden gerçekleştirilmesi nedeniyle kısa vadeli gelirler kadar uzun vadeli gelirlerde de düşük kazanç beklenmesi.

Yeni Gemi Siparişleri

Armatörlerin zaten düşük olan iştahı düşük navlunlar, yüksek yakıt fiyatları ve aktiflerdeki  kayıplar nedeniyle daha da düşüyor. Halihazırda dünya tersanelerinin kapasitesinin % 30’u aktif olarak kullanılıyor ve her geçen gün durum daha da kritik hal alıyor. Özellikle Türk tersanelerinin 2008 krizi sonrasında askeri ihaleler dışında doğru düzgün sipariş alamadığı düşünülürse konunun vehameti daha da anlaşılabilir. Bu arada % 30’lük bölümün pek de aza tekabül etmeyen kısmının ciddiyetinden de şüphe etmek yanlış olmayacaktır ve diğer bir kısmının şekli ve içeriği konusunda da şüpheler bulunmaktadır.

Yeni inşa fiyatları ve rakip tersaneler

Yukarıdakiler dahilinde fiyatlardaki değişmeler tersanelere ne kazandırır ya da kaybettirir bilinmez ama dünya ölçeğinde tersanelere bakmakta fayda bulunmaktadır. Halihazırda dünya tersanelerinin kapasite olarak % 70’i kuru yük, % 40’ı tanker, % 30’u yüksek özellikli gemiler yapabilmektedir.  Rekabet bileşenlerinin hepsini öngörmeden cgt bazında ilk sekiz ayda yeni inşa fiyatları % 9 düzeyinde düşmüş olup bunun rekabete etkisi tartışmalıdır (ucuz dahi olsa çoğu armatör halihazırda çin yapımı gemilerden kaçınmaktadır). Bu rakam kuru yük bazında %12’dir, gaz tankerleri ise aynı düzeyde kalmıştır.

Her ne kadar fiyatlar 2008 yılındaki zirveden % 40 aşağıda olsa da 2002 yılındaki en düşük düzeyden hala % 35 yukarıda bulunuyor. Ancak sadece saç fiyatlarının o günlere göre iki katı olduğu ve makina ile diğer girdi fiyatlarının da önemli oranda arttığı düşünülünce 2002 düzeyleri bu girdilerin fiyatlarında azalma olmadan ya da sübvanseler olmadan zor gözüküyor.


Hurda piyasası
Geçmiş dönemde ender görülürken günümüzde 15 yaşından önce gemilerin hurdaya ayrılması görülebiliyor. Yine de ilk sekiz ayda hurdaya verilen kapasite toplam filonun % 3’ünden az ve piyasanın canlanması için yetersiz gözüküyor.

Basit bir hesapla 2008 yılından bu yana dünya filosunun % 36, ticaret hacminin % 9 arttığı düşünülürse dengeyi korumak için ortalama yıllık hurdaya ayırma oranının dünya filosunun yaklaşık % 7’si olması gerekirdi.

Neticede global anlamda tersaneler ve armatörler açısından bakıldığında aşağıdakiler ortaya çıkıyor;

  • Tersaneler açısından görünüm kasvetli ve rekabet devam edecek,
  • Tersaneler dünya üzerinde ayakta kalabilmek için becerilerini artırmaya çalışıyor, böylece özel gemiler (offshore vs.) ya da yeşil notasyonlu gemilerden pay almak istiyorlar,
  • Yeni dizaynlar geliştiriliyor ve yakıt ekonomisi bu dizaynlarda ön planda tutuluyor,
  • Düşük yeni inşa fiyatları ve yakıt tüketimi bazı armatörleri yeni siparişlere ikna edebilir ancak yeni yapılacak geminin çalışacağı pazardaki durumu ayrıca önem kazanıyor,
  • Ne yazık ki yukarıdakiler dahilinde avantajlı olacak gemi  tipleri ve segmentler oldukça sınırlı gözüküyor. Kısaca geminin yıllar içerisinde sahip olacağı değer dahil bir sürü parametre belirsiz ve yatırımın geri dönüşünü görebilmeyi zorlaştırıyor.
  • Mevcut durum armatörlerden daha fazla tersaneler aleyhine işliyor ve dünyada kapasitelerin düşeceği ve çoğu tersanelerin kapanmak zorunda kalacağı öngörülüyor. Ayrıca yeni inşaa fiyatlarındaki düşmenin özellikle klasik tip gemilerde 2013 yılında da biraz daha devam edebileceği düşünülüyor.
  • Bazı tersaneler açısından tamire geçiş bir alternatif olarak gözüküyor. Ancak bu durum bir fabrikanın otele çevrilmesinden farklı değil ve buna uygun bir düşünce yapısı ve altyapı gerektiriyor. Bunu yeterince anlamayan tersanelerin rekabet ve ülke imajını zedeleme neticesinde potansiyel müşterileri de halihazırdaki tamir tersanelerine kaybettirmeleri sözkonusu.
  • Kısaca ayakta kalmak isteyen herkes dünden daha yenilikçi ve diğerlerinden farklı olmalı sanıyoruz.

Yukarıda yapılan olumsuz beklentilerin asla gerçekleşmemesi temennisiyle Bayramınızı en içten dileklerimle kutlar, sağlık, mutluluk ve esenlikler dilerim..


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder